Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Anadolu coğrafyası, zengin kültürel birikimleri bünyesinde barındırmaktadır. Farklı etnik ve kültürel kimliklerin tarih boyunca birbirine aktardıkları bu zenginlikler, coğrafyaya has bir medeniyet biçimini meydana getirmiştir. Bugün bu coğrafyanın sakinleri olan bizler, gerek kendi inanç ve kültürümüze, gerekse diğer inanç ve kültürlere ait değerlerin farkındalığı noktasında yeterli dikkat ve bilinci oluşturamamış durumdayız. Bunun için kuşkusuz daha fazla gayret sarf etmeliyiz.

Halen Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu kesiminde yer alan Bolvadin, Afyonkarahisar ilinin önemli ilçelerinden biridir. Afyonkarahisar’ın en büyük ilçelerinden biri olup, bu özelliğini Osmanlı Devletinin ilk yıllarından beri de sürdürmektedir. Yüzölçümü 1108 kilometrekare ve ortalama rakımı 1016 metredir. İlçede ekonomik hayat; tarım, ticaret ve sanayiye bağlıdır. Halkın geçim kaynağındaki ana unsur ise tarım ve hayvancılıktır.
Anadolu’daki en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Bolvadin, 1107 tarihinde Türkler tarafından fethedilmiştir. Selçuklular döneminde Haçlı Seferleri’ne sahne olmuştur. Tarih içinde Selçuklular, Sahipata, Karaman-Beyşehirli oğulları toprakları içinde yer almıştır. Bolvadin, I. Sultan Murat zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Bolvadin Osmanlı Asırlarının tamamında Karahisar-ı Sahip sancağının önemli kazalarından biri olarak idari mekanizmadaki yerini almıştır. Bu çerçevede Yıldırım Bayezid döneminde tesis edilen Anadolu vilayetinin Karahisar-ı Sahip Sancağının yedi kazasından biri olan Bolvadin, aynı özelliğini 1835 yapılan Viyayet sisteminde de muhafaza etmiştir. Bu tarihten sonraki Karahisar-ı Sahib livasının kazaları şunlardır: Sincanlı, Bolvadin, Çay, Nevahi-i Barçın, Han-Barçın (Burçınlu), Şuhut, Karamık, Sandıklı ve Çöl-Abad şeklindedir.

Karahisar-ı Sahib, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra oluşan yeni idari taksimatta Afyonkarahisar adıyla 1924’de vilayet olmuştur. Afyonkarahisar vilayeti bu tarihte; Merkez, Emirdağ, Bolvadin, Dinar ve Sandıklı adıyla 5 kaza, 12 kasaba ve 482 köyden oluşmaktaydı. Daha sonra, 1946 yılında Şuhut, 1953’de Sincanlı, 1958’de Çay ve Sultandağı, 1959’da İhsaniye ve Dazkırı kazaları oluşturulmuştur. 1987’de Başmakçı, 1988’de Bayat, 1990’da Hocalar, Kızılören ve İscehisar, 1991’de Çobanlar ve Evciler ilçe olarak teşkilatlanmıştır.

Bolvadin Kazasının tarihteki önemi ise İstanbul’dan Yemen’e uzanan ve Anadolu sağkolu olarak isimlendirilen Kuzey Güney Kervan yolunun ana konaklarından biri olarak teşkilatlanmasıyla çok daha artmıştır. Bu çerçevede

1- İstanbul’dan başlayarak Şam, Kudüs ve Mekke’ye uzanan Hac Yolu’nun (diğer adıyla Sultan Yolu veya Tarik-i Sultani) buradan geçmesi nedeniyle XIX. Asrın ortalarına kadar binlerce Hacının uğrak yeri olmuş,

2- Yıldırım Bayezid döneminden itibaren Sefer Yolu olarak kullanılmasıyla Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman seferlerinde buradan geçmiştir.

Nesilden nesile aktarılarak bugüne gelen bu kültür ve medeniyet zenginliğimizin farkında olmak ve onları araştırmak ihtiyaç haline gelmiştir. Bu farkındalığın ülkemiz insanının bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmenin bir aracı olarak görülmesinin yanında yeni bir medeniyet kurmanın zihinsel alt yapısını oluşturması açısından da önemli olduğu kabul edilmektedir.
Dünyanın küçük bir köy haline geldiği bu iletişim ve teknoloji çağında şehirler, bölgeler ve ülkeler kendilerini, sahip oldukları birikimi, çok yönlü bir katma değere dönüştürmek zorundadır. Bu katma değerin ortaya çıkmasında bulunduğu toplumun bilgi birikimini yansıtan üniversitelere büyük görevler düşmektedir. Bu sebeple 13-15 Ekim 2017 tarihinde yapılacak olan Uluslararası Bolvadin Sempozyumu’na konu hakkında araştırma yapan tüm akademisyenleri davet ediyoruz.

SEMPOZYUMUN TEMEL AMACI

Anadolu’nun eşsiz tarihini barındıran bir bölgesi olan Bolvadin ve çevresinin birikimlerinin ortaya çıkarılması, bu noktadaki bilimsel alt yapının tespit edilip uluslararası ilim dünyasına sunulması; tarihi, coğrafi ve sanatsal güzelliklerinin tanıtılması ile dünya, ülkemiz ve bölge insanında bütün bu özelliklere karşı bir farkındalık kazandırılmasıdır. Buna bağlı olarak diğer amaçlar şöyle sıralanabilir:

1. Köklü bir tarihi geçmişi olan Bolvadin’in ilmî, dinî, kültürel ve sanatsal tüm değerlerinin bilimsel alt yapısının oluşturulmasını sağlamak,
2. Bolvadin ve çevresindeki höyük ve arkeolojik kıymetler hususunda bilgilendirme ve tanıtım gerçekleştirmek,
3. Anadolu’nun kültür mozaiğinde Bolvadin’in etki ve rolünü bilimsel temellerle belirlemek,
4. Bolvadin’in tabii güzelliklerinin tanıtılmasını sağlamak (Eber Gölü, tarihi evler, kırkgöz köprüsü vb.),
5. Bolvadin’deki Selçuklu dönemi eserlerinin bilinmeyen yönlerini ve tanıtımını gerçekleştirmek (Alaca camii vb.),
6. Anayol güzergâhında olması sebebiyle bu özelliğin tarihteki ekonomik ve kültürel hayata katkısı (Sultan yolu ve diğer güzergâhlar),
7. Bolvadin’den geçen yakın ve uzak geçmişteki seyyahların hatıraları, gözlemleri ve tespitleri,
8. Bolvadin’den Geçen Osmanlı Sultanları, devlet adamları ve diğer önemli şahsiyetler,
9. Bolvadin’de kurulmuş eğitim kurumları (geçmişten bugüne), tarikat yapıları, ticaret hanları vb.,
10. Kamuoyunda Bolvadin halkında bilimsel, ekonomik, sanatsal ve kültürel birikime karşı bir farkındalık oluşturmak,
11. Bolvadin ve çevresi ile ilgili değerleri bilimsel bir bakışla ön plana çıkarmak amacıyla; bitki örtüsü, biyolojik çeşitliliği, tarım ve hayvancılık perspektifinde öne çıkan uygulamaları, eğitim altyapısı ve kurumlarını, el sanatları ve toplumsal aktivite ve enstrümanlarını, halk arasında tarih boyunca yerleşen söz ve ezgileri vb aktiviteleri tanıtmak ve yaygınlaştırmak,
12. Bolvadin’in günümüz sosyo-kültürel yapısı, bu yapının geliştirilmesi, problemleri ve çözüm yolları noktasında ve yeni başlıklar çerçevesinde bilimsel toplantıların alt yapısını oluşturmak,
13. Basın ve yayın yoluyla Bolvadin’in bilimsel, ekonomik, sanatsal ve kültürel birikiminin tanıtılmasına katkıda bulunmak,
14. Abdulkadir Geylani, Sultan Carullah, Abdulvahap Gazi gibi şehrin manevi değerlerini tanıtmak,
15. Kırkgöz Köprüsü, Yedi Kapı Mağaraları, Kırık Minare, Kurtuluş Savaşında düşman askerlerince yakılan Yanık Kışla, Alaca Camii, Rüstem Paşa Hamamı, İmaret Camii, Üç Höyük (Dura Yeri), Kızlar Evciği gibi tarihi mekanların tanıtımını sağlamak.